Oryantiringde yarışma tecrübesi ve harita tekniği gibi atletik performans da çok önemlidir. Atletik performansın diğerlerinden farkı ise; eksikliğinde tecrübe ve tekniğin pek fazla işe yaramayışıdır.
Basit bir şekilde formülüze etmek gerekirse:
Yarış Sonucu= (Atletik Performans)x[(A)x(Yarış Tecrübesi)+(B)x(Harita Tekniği)]
Şeklinde gösterebiliriz.
Bu yüzden yarışlardaki temel strateji atletik performasın zirvesi ile yarış zamanlarını denk getirmek olmalıdır. Antrenmanlar periyotlarken yarış tarihleri esas alınmalıdır. Yarışma öncesinde 6-8 hafta arasında hazırlık süresi olabilir. İmkan varsa bu sürenin 1-2 haftasını yüksek rakımda yapmak avantaj sağlar.
Yarış döneminde stres yaşamamak için ulaşım, konaklama gibi planlamaları yaklaşık bir ay önce halledeilmelidir. Yarış için yola çıkarken hava durumu ve mevsim koşullarını göz önünde bulundurarak kıyafet tercih edilmeli ve yedekleri bulundurulmalıdır.
Yarış günü start zamanına uzun bir süre varsa rakiplerimin sonuçlarını incelenebilir, kazanma süresi hesaplanabilir. Starta bir saat zaman kaldığında ısınmaya başlanmalı ve dış dünyayla etkileşim mümkün olduğunca azaltılıp yarışa odaklanılmalıdır.
Start koridoruna girildiğinde üçgenin nerede olduğunu anlamaya çalışılabilir. Haritayı alınır alınmaz üçgen sembolü bulunmalı ve oradan birinci hedefe nasıl gidileceği planlanmalıdır. Hedef basit ise ikinci ve üçüncü hedefe de göz atılabilir.

Yarışma Başta Değil Sonda Kazanılır
İlk hedefler genellikle kritiktir, yarışmayı kazandırmaz ama kaybettirebilir. Bu yüzden yarışmaya temkinli, yavaş başlayıp hızlanarak tamamlanmalıdır.
Parkur üzerinde ilerlerken ya mevcut konumdan ya da biraz sonra ulaşılacak konumdan emin olarak ilerlenmelidir. Parkur üzerinde sürekli olarak mevcut konumu izlemek tabi ki mümkün ancak bu haritayı gereğinden fazla okumayı gerektirir ve zaman kaybettirir. Her adımda harita okumaktansa ileride bir nirengi belirlenmeli ve kaba arazi unsurlarını kolayca görebilecek şekilde devam edilmelidir. Bu şekilde hem kaybolmanın önüne geçer hem de iyi bir tempoda ilerlenebilir.
Uzun hedeflerde genellikle mümkün olan en az harita okunacak ve en hızlı koşulabilecek rotayı tercih etmek rota seçim yaklaşımlarından önemli biridir. Burada mesafe uzasa bile koşu performans ile aradaki farkı avantaja çevirebilecek şekilde ilerlenebilir. Yarışma genelinde koşu temposu 7:00 dakika/km iken, uzun hedefi patikadan koşarak kat edildiğinde tempo 4:00 dakika/km civarında olduğunu söyleyebiliriz(profesyonel sporcular için). Neredeyse iki kata yakın bir hız söz konusu ve rakiplere dakika bazında fark atmak mümkün bu hedeflerde.
Kısa hedeflerde ise rakiplerin önüne geçilebilecek süre birkaç saniyedir, bu kadar bir kazanım için yarışmayı riske atılmamalı, mümkün olduğunca haritayı fazla okuyup, garanti ilerlenmelidir.
Yarış içerisinde kaybolma gibi bir sorun yaşanırsa hemen durulmalı, çevre analiz edilmeli, buna rağmen konumdan emin değilsek bir önceki emin olunulan noktaya ilerlenebilir.
Yarışın ortalarında, henüz enerji tam tüketmemişken enerji jeli kullanılarak karbonhidrat depolarına destek sağlanabilir.
Parkur içerisinde bir rakiple karşılaşılırsa ondan negatif etkilenilmemelidir. Onu atlatmaya çalışmak yerine temposundan yararlanılabilir. Ancak gitmek istenilen rota neyse onu korumak gerekir, başkasının hızından yararlanmak için rota değiştirilmemelidir.
Yarışın sonlarına yaklaşıldığında hız kontrollü olarak artırılabilir.
Bu yazıdaki görsel ve metinsel çalışmaların tamamı özgün içeriktir. Yazılı iznim olmadan kullanılması halinde akademik ve hukuki süreçlere başvurmaktan çekinilmeyecektir.

Henüz yorum yok